RADYO YAREN

Türk Bir Dev 2

BÜYÜK HAMLE TÜRKBİRDEV
TÜRKBİRDEV, kendilerine yeter durumda olan Türk Cumhuriyetleri'ni yeterli olduğu dallarda politikasına müdahale ederek kendilerine bağlı hale getiren Kapitalist ülkelerin her türlü müdahalelerini boşa çıkaracaktır.
Sadece sınırları içinde değil, sınırları dışında olan olaylara da ilk elden müdahale edecek olan TÜRKBİRDEV, dünya üzerinde açlık, kan, masum halk cinayeti, gözyaşı ve köleliği ortadan kaldıracak tek model ve güç olacaktır.
Tarımda, ormancılıkta, hayvancılıkta, sanayide ve her türlü üretimde vergi alan devlet yerine halkı ile iş birliği yapan, üretime teşvik eden sosyal devlet olunmalıdır. Bu politikaları benimsemiş bir Türk Birliği ve TÜRKBİRDEV modeli ile sömürme ve sömürülme ortadan kalkacaktır. Bunun yerini adaletli, dayanışmaya dayalı bir paylaşma alacaktır.
Gerçek olan dar anlamıyla, bağımsız Türk devletlerinin bir araya gelerek Avrupa Birliği'ne benzer bir yapı oluşturabileceğine yönelik fikirdir. TÜRKBİRDEV'den önceki fikir oluşumlarının çoğuna duygusal temellere ve Türkçülük ideolojisine dayanıldığı ve siyaset destekli olduğu düşüncesiyle pek değer verilmemekteydi. Bu bir siyasi görüş olarak görülmekteydi. Ancak her siyasi görüşün gerçekte ekonomik temeli olur. Avrupa Birliği benzeri Türk Birliği görüşü ekonomik bir temelden yoksun olduğu düşünülmekteydi. O dönemlerde bunu söyleyenlerin haklılık payları vardı elbette.
Son dönemlerde Türk Cumhuriyetleri arasında yapılan ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün konuşmasında da, 'Sadece dostluk ve kardeşlik duygularının ötesinde elle tutulur büyük projeleri gerçekleştiriyoruz ve milletimizin, halkımızın çıkarına büyük işler yapıyoruz. Bakü-Tiflis-Ceyhan, Bakü-Tiflis-Erzurum, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu projeleri. Bunlar başında hayal gibi gözüken, rüya gibi gözüken, kimilerinin 'olmaz' diye engellemeye çalıştığı projelerdi. Bütün bunlar bugün artık çalışıyor, fonksiyon görüyor, Azerbaycan'ın petrolü Akdeniz'den pazarlanıyor. Hatta Kazakistan da bağlandı.' belirttiği gibi artık böyle bir birliğin kurulmasının aynı zamanda ekonomik iş birliği olacağını da göstermektedir.
Görüldüğü üzere Türk Devletleri yıllardır kendi aralarında ekonomik iş birliği içinde bulunmaktadırlar. Türkiye Cumhurbaşkanı'nın da söylediği gibi Avrupa'nın; 'Olamaz', 'Bu bir hayal' dediği rüya Bakü-Tiflis-Kars Boru hattı ile bu gerçekleştirilmiştir.
Bağımsız Türk devletlerinin birleşerek sadece tek bir hükümet üzerinden yönetilmeleri de olağandışıdır. Çünkü her ülke toplumu ulusallaşmıştır. Bu yüzden, tek devlet yerine Avrupa Birliği gibi konfederatif bir yapı oluşturulabilir.
Ekonomik temellerin geliştirilmesi böyle bir uluslararası örgütü doğurabilir. Burada, enerji sektörü önemli rol oynayacaktır. Diğer taraftan kültürel, tarihi, manevi temeli bir birlikteliğin hemen gerçekleşeceği tartışılmaz bir gerçekliktir. Öyle görünüyor ki TÜRKBİRDEV'in Avrupa Birliği'nden birçok fazlalığı vardır. Avrupa Birliği sadece ekonomik bir birliktir. Bazı siyasi çıkışları bulunsa da ekonomi birlikteliğinden fazla dışarı çıkamazlar. Öte yandan TÜRKBİRDEV de ekonomik, siyasi, kültürel, sanatsal, sosyal birliktelik kolaylıkla sağlanacaktır.
Ekonomik çıkarlar, Türkçe konuşan ülkelerin birlikte hareket etmeleri gereğini ortaya çıkarmaktadır. Özellikle enerji alanında Türk devletlerinin sahip olduğu kaynaklar, bu kaynakların piyasaya aktarılabilmesi için birbirine bağlanmasına zemin hazırlamaktadır. Türkiye-Azerbaycan-Kazakistan ve Türkmenistan boru hatlarıyla birbirine bağlanmaktadır. Boru hatlarıyla gelen ekonomik birliktelik -ya da iktisadi bağlılık- siyasi arenada ortak hareket etmeye neden olmaktadır.
Dünya üzerindeki tüm Türkçe konuşan toplulukları bir devlet temelinde örgütlemek fikri, ütopik bir görüştür. Çünkü bağımsız Türk devletleri dışında yaşayan Türkler, çok dağınık ve farklı devletlerin egemenliği altındadır. Bu fikri gerçekleştirmek için Bağımsız Türk devletleri dışında kalan Doğu Avrupa'dan Çin Seddi'ne kadar olan toprakları ele geçirmek gerekir. Bu da imkansız olduğu düşünülen ancak imkansız olmayan bir gerçekliktir.
1990 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan Cumhuriyetleri ortaya çıkmıştır. SSCB'nin dağılmasından sonra 30.10.1992 yılında ilk defa bir araya gelen Türkçe konuşan 6 devlet lideri, ortak bir siyasal platformda buluşmuştur. İlk zirve Türk devletleri arasında siyasi, ekonomik, kültürel yönde ilişkilerin arttırılması ve sağlamlaştırılması ekseninde geçmiştir. Türk tarihinin-kültürünün araştırılması ve ortak kültürün ortaya çıkarılması yönünde görüş bildirilmiştir. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in bağımsızlığının ilanından sonra bu zirvede İstanbul'da yaptığı konuşma, Türk Cumhuriyetleri'nin bu beklentisini ve geleceğe yönelik umutlarını yansıtması bakımından önemlidir.
Nazarbayev, "Ancak bahar sellerini ne kadar engellemeye, önüne bentler çekmeye çalışırsanız çalışın, su yine de kendi yolunu açacaktır. İşte tarih nehri ile de aynısı olmuş ve 'soğuk savaş' engelini yıkan tarih insanlık kanunlarıyla belirlenen esas yatağına dönmüştür... Halklarımız arasında karşılıklı anlayış ve güven duygusu oluştu. Dostluk etkili bir işbirliğinin en güvenilir garantisidir. Bu durum bizi umutlandırıyor." demiştir. Nazarbayev'in de dediği gibi bu nehir artık yolunu bulmuştur ve TÜRKBİRDEV'in önündeki engelleri, bentleri bir bir aşarak Türk Birliği için ayağa kalkmaktadır.
Türkçe konuşan ülkeler arasında son dönemlerde yapılan ortak çalışmalar şunlardır:
* Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları zirveleri yapılmaktadır.
* En son 11. Türk Devletleri Kurultayı Kasım 2007'de yapılmıştır.
* Karşılıklı öğrenci değişimi yoğun olarak devam etmektedir.
* Devletin desteklediği TÜDEV ve TİKA dernekleri kurulmuştur.
* Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi TÜRKSOY kurulmuştur.
* Birçok özel dernek kurulmuştur.
* Ortak üniversiteler kurulmuştur.
* Çağdaş Türk Lehçeleri arasında alfabe birliği büyük oranda sağlanmıştır.
* Çağdaş Türk Lehçeleri sözlüğü tamamlanmıştır.
* Türk Dil Kurumu tarafından lehçeler arasında robot çeviri sistemi yapılmaktadır.
* Türk tarihi'nin Orta Asya'da daha etkin ve doğru şekilde öğretilmesi çalışmaları yapılmıştır.
* Moğolistan'daki anıtlar için ülkeler arası işbirliği kararı alınmıştır.
* Askeri İşbirliğine gidilmiştir.
Türkçe konuşan ülkeler arasında yapılan uluslararası toplantı ve oluşumlar ise şöyledir:
* Egemen Altı Türk Dili konuşan ülkenin cumhurbaşkanlarının bir araya geldiği zirvedir.
* Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı‎: Her yıl düzenlenen ve Türk devlet ve topluluklarının katıldığı bir forumdur.
* TÜRKSOY: Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi: Türk dili konuşan ülkeler kültür bakanları daimi konseyi tarafından kurulan örgüt.
* TDBB: Türk Dünyası Belediyeler Birliği.
* TÜRKPA: Türkçe Konuşan Ülkeler Parlamentolar Arası Birliği, Türk Dili Konuşan Ülkelerin Parlamentoları arasında kurulan birlik.
* ECO: Ekonomik İşbirliği Teşkilatı.
Türkiye'de kurulan resmi kuruluşlar:
* TİKA: Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı.
* TÜDEV: Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği Vakfı.
Türkiye'de kurulan resmi olmayan kuruluşu ise TURANSAM: Turan Stratejik Araştırmalar Merkezi.
Görüldüğü üzere hemen hemen her alanda ortak çalışmalarımız vardır. Burada TÜRKBİRDEV'in görevi ise bu çalışmaların tamamını kapsayacak resmi bir Türk Birliği'dir.